Döner Haberleri - Döner News
$ DOLAR → Alış: 6,93 / Satış: 6,96
€ EURO → Alış: 8,14 / Satış: 8,18

Beslenme Bilinci ve Gıda Güvenliği

Beslenme Bilinci ve Gıda Güvenliği
  • 03.04.2020
  • 35 kez okundu

Sağlıklı beslenme hayatın her döneminde sağlığın korunması, geliştirilmesi ve kronik hastalıkların önlenmesi için gereklidir. Beslenme konusunda bilgi kirliliğinin yoğun olduğu günümüzde, yeterli ve dengeli beslenme bilgisinin her birey tarafından öğrenilmesi ve uygulanması toplum sağlığımız açısından büyük önem taşımaktadır. Günümüz dünyasının en önemli problemi değişen yaşam koşulları doğrultusunda farklılaşan beslenme alışkanlıklarımız sonucu ortaya çıkan obezitedir. Obezite, vücutta sağlığı bozacak düzeyde yağ birikmesi ya da vücuttaki yağ miktarının normal oranların üzerine çıkması olarak tanımlanabilir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2003 yılında ortaklaşa yaptıkları açıklamada önemli toplum sağlığı problemlerinin önlenebilmesi için diyetle alınan enerji, toplam yağ, trans yağ asitleri, şeker ve tuzun azaltılması gerektiğini bildirmişleridir. Obezite ile ilgili olarak alınması gereken en önemli tedbirin özellikle küçük yaşlarda çocuklara kazandırılması gereken yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı olduğu belirtilmektedir. Çocuklara erken yaşlardan itibaren sağlıklı ve sağlıksız yiyecek bilgisinin öğretilmesi ile obezitenin ortadan kaldırılabilmesinin ön koşulu olduğu uzmanların ortak görüşüdür. Öncelikle evde anne ve babaların bilinçlendirilmesi ve okul kantinlerinde sağlıklı yiyeceklerin satılmasının sağlanmasının sağlıklı beslenme bilincinin öğrenilmesi ve yaygınlaşmasında en önemli aşamalar olduğu belirtilmektedir. Sağlıklı bir beslenme bilgisi sonucunda bireylerin gıda alışverişlerinde daha dikkatli ve özenli davranacakları düşünülmektedir.

Son yıllarda dünyada Gıda zehirlenmelerinin, günlük yaşantımızın nerdeyse bir parçası haline geldiğini endişe ile gözlemekteyiz. Ne yazık ki, gıda zehirlenmeleri toplu olmadıkça ve ölümle sonuçlanmadıkça da haber değeri taşımamaktadır. Hayatımızı devam ettirebilmek tükettiğimiz gıdaların sağlığımızı olumsuz yönde etkilemesi, kuşkusuz çözüm bekleyen en önemli problemdir. Dünyada ve ülkemizde toplum sağlığının korunabilmesi amacıyla “Gıda Güvenliği” konusundaki çalışmalar, çeşitli kamu kurumları ile sivil toplum örgütleri tarafından ortaklaşa olarak yürütülmektedir. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda gıdaların sağlığa uygun koşullarda üretilmesi, saklanması ve satışa sunulması amacıyla her türlü çalışma yapılmaktadır. Bu konudaki en önemli görev ise tüketicilerin biinçlendirilmesidir.
Taklit ve tağşiş, gıda sektörü açısından sanayileşmenin başından itibaren ortaya çıkan ve günümüze kadar süregelen önemli bir problemdir. Taklit ; maddi değeri düşük bir maddenin, maddi değeri daha yüksek bir başka maddeye benzetmek için yapı, görünüş, tat ve kokusunun değiştirilmesidir (bitkisel bir yağı tereyağı aroma ve renk maddesi kullanarak tatlandırdıktan sonra tereyağı adı ile pazarlamak vb.). Tağşiş ise; Bir gıda maddesinin içerisine doğal yapısında bulunmayan bir bileşeni hile amaçlı olarak, yani miktar arttırma ve haksız kazanç sağlamak için eklenmesidir (tereyağına patates püresi eklemek veya süte su katmak vb.)..

Taklit ve tağşişler sonucu gıdalarda tüketicinin sağlığının bozulmasına neden olabilecek kusurlar sırasıyla;
Biyolojik kusurlar: mikroorganizmalar veya ürettikleri zehirli bileşenlerin (toksinlerin) ürünlerde bulunması,
Kimyasal kusurlar: vücutta zehirleyici reaksiyonlara veya kanser etkilerine neden olan kimyasal maddeler veya kalıntılarının gıda içerisinde bulunması,
Fiziksel kusurlar: vücuda zarar verebilecek yabancı objelerin bulunmasıdır.
Ülkemizde “merdiven altı” üretim diye tabir ettiğimiz gıda üretimine uygun olmayan ve yeterli eğitimi olmayan kişilerce üretilerek piyasaya sunulan gıda maddeleri yukarıda bahsettiğimiz kusurların ortaya çıkmasına davetiye çıkarmaktadır. Bu gibi durumlara örnekler verecek olursak;

• Geleneksel ürünümüz döner üretiminde kullanılan et, ne kadar sağlıklı?
• Temel gıdamız olan ekmek hangi koşullarda nasıl üretilmiştir?
• Kaşar peyniri olarak aldığımız ürün hakikaten sütten mi üretilmiştir ?
• Zeytinlerimizin çarpıcı ve iştah açıcı siyah rengi ne kadar doğal acaba?
• Salam, sosis ve sucuk gibi ürünler gerçekten kıymadan mı üretilmiştir?
• Yemeklerden sonra kırk yıl hatırı olan kahvemizin içerisinde hangi miktarda kavrulmuş fındıkkabuğu tozu vb. bulunmaktadır?

Bütün bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkün ancak biz şimdilik bu kadarıyla yetinelim.
Hileli gıda ürünlerinin tüketilmesi sonucu ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarını ise akut ve kronik etkiler olarak iki grupta toplayabiliriz. Akut etki; bir ürünün tüketilmesinden kısa bir süre sonra ortaya çıkan etkidir (karın ağrısı, ishal, kusma vb.). Kronik etki ise; tüketimi izleyen uzun süre ki “Deli dana hastalığı” ve bazı kanser türlerinin ortaya çıkmalarında olduğu gibi uzun yıllar alabilmektedir (zararlı maddelerin zamanla vücutta birikerek hastalık yapıcı veya bir sonraki nesle yansıyacak düzeyde DNA yapımızda hasarlar vermesi vb.). Ama her iki etkide de ortak olan sonuç, hileli gıda tüketiminin insana hastalıktan ölüme kadar gidebilen zararlar vermesidir. Nedeni henüz tam olarak bilinmeyen bazı kanserlerin kaynağını hileli gıdaların oluşturduğu öne sürülmektedir. Türkiye’de birçok sektörde olduğu gibi gıda sektöründe de firmalar arasında yaşanan rekabetin boyutunun sadece satış fiyatlarına indirgenmesi ve bu duruma denetim yetersizliğinin de eklenmesi sonucunda piyasanın sağlıksız ve kalitesiz ürünler tarafından işgal edildiğini endişeyle gözlemekteyiz.

Bunları yazmaktaki amacımız ülkemizde sağlıklı gıda tüketmenin mümkün olmadığını söylemek değildir. Asıl amacımız siz değerli tüketicilerimizin ne yedikleri konusunda biraz daha dikkatli olmaları konusunda farkındalık sağlamaktır. Bilinçli bir tüketicinin unutmaması gereken en temel konu, katma değer görmüş hiçbir ürünün hammaddesinden daha ucuz fiyata satılamayacağıdır. Ayrıca üretilen her gıdanın tüketilebilir ölçülerde kalite ve fiyat farklılıkları ile tüketiciye sunulabileceğini kanun ve standartlarımızın belirlemiş olduğu da unutulmamalıdır. Dolayısıyla bütçemize hitap eden güvenli gıdayı seçmek bizim en temel hedefimiz olmalıdır. Güvenli ve kaliteli gıda üreten ulusal birçok gıda firmamız bulunmaktadır. Büyük yatırımlar yapan ve geniş istihdam sağlayan ayrıca vergilerini de doğru olarak ödeyerek ülkemiz gelişimine katkı sağlayan firmalarımız, kötü niyetli kişilerle haksız rekabet ortamı içindedirler. Bu durumu düzeltmek için, dürüst üreticilerimize en büyük desteğin bilinçli tüketicilerden geleceği kuşkusuzdur. Toplum sağlığının ve gelecek nesillerimizin sağlığının korunabilmesi için yazılı ve görsel basının halkı “Güvenli gıda” konusunda bilinçlendirmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız sorunlar aslında köklü bir tarihe, derin bir ahi esnaf kültürüne sahip olan Müslüman Türk toplumu ile pek bağdaşmayan sorunlardır kuşkusuz. Ancak kültürümüzde yaşanan dejenerasyon, yaşanan ekonomik krizler ve insanlarımızın maneviyatlarında oluşan büyük çöküntüler sonucunda ortaya çıkan ahlaki buhranın bir ürünü olarak, bu ve bunun gibi sorunlar önümüzde durmaktadır. Kul hakkı konusunda çok hassas olan bir dinin mensupları olarak, bu tip problemlerin çözümünde devletin yeterli kontrolü, bilinçli tüketimin yanı sıra kaybedilen maneviyatın yeni nesillerimize tekrar kazandırmaktan geçtiği de açıktır. Milli şairimiz M.Akif Ersoy’un penceresinden bakarak bu gibi sorunlarımıza nasıl çözüm bulacağımızı kolayca söyleyebiliriz.
“Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır;
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfı Yezdan’ın
Ne irfanın kalır tesiri katiyen, ne vicdanın.
…………..”

Doç. Dr. FATİH ÖZBEY

Saat kısıtlaması kaldırıldı
İçişleri Bakanlığı tarafından 81 il valiliğine, “Lokanta, restoran, kafe, kıraathane vb. iş yerlerinin çalışma saatleri” hakkında genelge gönderildi. Bakanlığın, gönderdiği...
İNOKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, Uluslararası Döner Federasyonu UDOFED’i ziyaret etti. Endüstriyel mutfak sektörü ve imalatı alanında 40. yılını...
Tokat’tın ilk kadın Dönercisi
Tokat Gaziosmanpaşa Araştırma ve Uygulama Hastanesi kantininde görev yapan Sevda Polat (31), kentin tek kadın döner ustası olarak dikkat çekiyor....
Tarım Bakanlığı Bilim Kurulu kuruluyor
Udofed Tarım Bakanlığı Bilim Kurulunu Destekliyor Kurulduğu ilk günden itibaren Gıda güvenliğini ve sağlıklı Döner konusunda çalışmalarını yoğunlaştıran Uluslararası Döner...
Dönerin Yükselişi Başlıyor
Dönerin Yükselişi Başlıyor Bugüne kadar çok vakit kaybedildi. Bütün Dünya’da Türkiye’yi temsil eden Dönerimiz sahipsiz ve yalnız bırakıldı. Döner sektörünün...
Gıdada Güvenli Yeterliliğin Anahtarı
Küresel düzeydeki Coronavirüs vak’ası insanlarda gıda güvencesini ve gıda güvenliğini kaygı olarak en ön sıraya koydu. Çünkü tüm canlılarda olduğu...
Döner ve Fast Food
Fast food; kısa sürede hazırlanan ve seyyar satıcılarda, büfelerde ve restoranlarda hemen tüketmek veya paket yapılmak üzere satışa sunulan yiyecek....
Sadece Korona mı tehlikeli?
Korona salgınının toplumsal öğretisi: Yükselmiş Hijyen ve Gıda Güvenliği Bilinci Bugün hepimizi korkulu bekleyişler ile evlere tıkan Korona salgınında daha...
Güzel Döner Beyni Güzel Anılara Götürür
Güzel bir döner yediğinizde, çocukluğunuzdaki güzel bir döner yediğiniz günü anımsadığınız olmuştur. Daha fazla yaşlanmadan kaliteli dönerin tadına olabildiğince varın....
Geleneksel Gıdalarımız ve Korunması
Günümüz dünya gıda pazarında artan rekabet ortamı ve tüketicilerin yöresel ürünleri yüksek kalitede ancak düşük fiyatta bulma beklentilerinin karşılanabilmesi önem...
İstanbul Döner Festivali Başvuruları Başladı
Uluslararası Döner Federasyonu tarafından ilki gerçekleştirilecek olan ve İstanbul Dönere Doyacak sloganı ile yola çıkan Festival Ekim ayında Ümraniye meydanında...
Adalardaki Atlar sofraya mı geldi?
Gıda üretiminde insan sağlığını hiçe sayan aymazları açıklayan Tarım Bakanlığı son ifşasında Tavuk eti ile At etinin karışımını tesbit edip...
Döner Ajansı hizmetinizde
Döner Sektörünün ihtiyacını yakından bilen bir grup olarak sektörün reklam, tanıtım başta olmak üzere, katalogdan el ilanına, tabeladan marka iyileştirme...
Reis Döner Yeni Logo, Yeni Atılımlar
Türkiye’de Dönerin önde gelen markalarından Reis Döner pandemi sonrası büyük bir atılım ile döner severlere merhaba dedi. Yeni logo tasarımı...
İşten Çıkartmalar 3 Ay Daha Yasak
Koronavirüs salgını nedeniyle piyasalarda yaşanan dalgalanmalardan vatandaşların etkilenmemesi için harekete geçen hükümet, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı destek paketleriyle çalışanlara...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

tanıtım filmi
gazete haber